20 Temmuz 2001

 

20 Temmuz 1974

 

   Sabah erkendi... Uyandım mı uyandırıldım mı hatırlamıyorum... Bölük karargahında bir hareketlilik vardı... O anki bilgimize göre, Türk askerleri adanın dört bir yanında çıkarma ve indirme harekatı başlatmıştı... Uzaklardan top sesleri geliyordu...

   Bölük Komutanımız bana, bir roketatar (bazuka) alarak, bir seferi personelle, 22’inci bölüğün Yeni Kapı’daki (Ay Kasiano) mevzisine gitmemi söyledi... Seferi personel, işadamı Hilmi Refik’ti... Hemen cephanelikten bir roketatar ve 8 adet roket alıp, külüstür bir Land Rover’e yükledik... Kendimize de birer hafif makineli tabanca alarak, yola çıktık...

   Etrafta sessizlik vardı... Tedirgin edici bir sessizlik... Kafalarımız karışıktı... Fakat kendimizi güçlü hissediyorduk... Çünkü Türk askeri gelmişti... Büyük bir heyecan duyuyorduk... Çünkü onları görebiliyorduk... Kırmızı beyaz paraşütlerle Dikmen ovalarına iniyorlardı...

   Land Rover’i Çağlayan bölgesinde Gençlik Gücü Spor Kulübü’nün arkasındaki hisaraltına bıraktık... Silahlarımızı alarak hisara tırmanıp mevzimize ulaştık...

   Derinden top sesleri geliyordu... Yakınlarda herhangi bir çatışma belirtisi yoktu... Bulunduğumuz mevzi de Rum mevzilerinden epeyce uzaktı... Hilmi Refik’le oturduk ve paraşütlerin inişini seyrettik...

   Heyecanlıydık... Mutluyduk... Gururluyduk... Güçlüydük... Gelmişlerdi... Nihayet gelmişlerdi... Ve kurtulmuştuk...

   Önümüzde zor ve tehlikeli günler vardı... Biliyorduk... Ama biz güçlüydük... Türk askeri gelmişti... Ve onlarla birlikte savaşacaktık... Savaşı kazanır mıyız diye bir tartışma yoktu... Kesinlikle kazanacaktık... Ve özgürlük artık, elimizi uzatsak tutabileceğimiz kadar somut ve yakındı...

 

*****

 

   O günden başlayarak, bir ay kadar bir süre, ikinci harekatın sonuna kadar, Ay Kasiano bölgesinde kaldım... Savaşı orada yaşadım... İnancı, korkuyu, mutluluğu hep bir arada yaşadım... Bizim yaşamak zorunda bırakıldığımız, fakat hiç kimsenin yaşamamasını temenni ettiğim savaşı orada yaşadım...

 

*****

 

   Son 3-5 gündür, 1974’te darbeden sonra yaşadıklarımı, hissettiklerimi bu sütunda aktarıyorum... O günlerin, çok genel hatlarıyla, sıradan bir Mücahidin bakış açısıyla okurlarımızla paylaşılmasının yararlı olabileceğini düşündüm... Çünkü binlerce Mücahit, benim yaşadıklarıma benzer olaylar yaşamış, benim hissettiklerime benzer duygular taşımıştı...

   Duygularımı aktarmak istedim; belki o günleri görmeyenler, o sıkıntılı günlerde neler hissettiklerimize, yaşadıklarımıza bakarak, bugünleri daha iyi değerlendirirler diye...

   Belki, bugünlere kolay gelinmediğini, bugün sahip olduğumuz özgürlük ve güvenlik ortamını bir daha kaybetmeyi göze alamayacağımızı söylediğimizde, ne demek istediğimizi daha iyi anlarlar diye...

   Belki, sudan sebeplerle Anavatan Türkiye’ye ve Türk askerine saldıranların haklı olup olmadıklarını yeniden değerlendirirler diye...

   Belki, o zor günlerin yeniden yaşanmaması için Devletlerine, egemenliklerine, özgürlüklerine dört elle sarılırlar diye.....

 

Ana Sayfa