25 Temmuz 2001

 

Görüşmeler başlayacak mı?

 

   Kıbrıs konusu yine hareketleniyor... Uzunca bir sessizlik döneminden sonra şimdi Cumhurbaşkanı Denktaş’ın New York’a giderek Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’la görüşmesi söz konusu...   

   Bu görüşmede ortaya çıkacak tabloya göre, Kıbrıs konusunu bir anlaşmayla noktalamak amacıyla görüşmelerin yeniden başlayıp başlayamayacağı ortaya çıkacak...

   Denktaş-Annan görüşmesi ve ondan sonra başlaması muhtemel görüşmelere hazırlık amacıyla zaten bir süredir BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, Cumhurbaşkanı Denktaş ve Rum Yönetimi Lideri Klerides ile temas halindeymiş...

   Kıbrıs’ta ilgili tarafların kabul edebileceği bir anlaşma herkesin arzusu... Bunu tartışan yok... Bunu sağlamanın tek yolu da taraflar arasında görüşmeler... Bunu da tartışan yok... Ancak varılacak sonuç konusunda taraflar arasında önemli görüş ayrılıkları var... Yeni tur görüşmelerin zemini konusunda da....

   Bir kere Türk tarafının üzerinde ısrarla durduğu iki devletlilik prensibi, Rumlar açısından kesinlikle kabul edilemez bir prensip... Konfederasyon yaklaşımı da öyle... Başka sorun olmadığını varsaysak bile, sadece bu iki konu, görüşmelerin yeniden başlamasını engelleyecek faktörler olarak karşımızda duruyor...

   Bilmediğimiz birtakım gelişmeler olmuş ve Rum tarafının tutumu değişmiş olabilir mi? Çok uzak bir ihtimal... Peki, bilmediğimiz birtakım gelişmeler olmuş ve Türk tarafının tutumu değişmiş olabilir mi? Bu da uzak bir ihtimal...

   İki tarafın da tutumunda bir değişiklik olmadığına göre görüşmeler nasıl başlayacak? Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri görüşmelerin başlayabilmesi için nasıl bir sihirli formül üretecek? Bu soruların yanıtını Cumhurbaşkanı Denktaş’ın Kofi Annan’la yapacağı görüşmenin sonrasında alacağız... Ancak, hayal kırıklığına uğramamak için şimdiden fazla heyecana ve umuda kapılmayalım...

   Çünkü Rum tarafının ayakları hâlâ yere basmamaktadır... Hâlâ gerçeklerle ilgilenmemektedirler... Hâlâ Girne’yi ele geçirme gibi saçma düşüncelerle uğraşmaktadırlar... Hâlâ Göçmenlerin evlerine dönmelerinden, Türk askerinin adadan çekilmesinden söz etmektedirler...

   Fazla hayale kapılmayalım çünkü Rumlar, hâlâ, Avrupa Birliği üyeliği konusunu bir tehdit unsuru olarak ortada tutmaktadır...

 

*****

 

   Diyelim ki bütün engeller aşıldı ve görüşmeler başladı... Masaya oturacak tarafların, Birleşmiş Milletler dahil, peşinen kabul etmesi gereken bir faktör var... Varılacak herhangi bir anlaşma, güvensizlik üzerine bina edilecektir... Çünkü Kıbrıs’ta yaşayan iki halk arasında derin bir güvensizlik vardır... Bu güvensizliğin ortadan kalkması için zamana ihtiyaç vardır... İyi niyetli çabaya ihtiyaç vardır...

   Doğru olan öncelikle bu güvensizliğin ortadan kaldırılmasına yönelik adımların atılması ve güvenin oluşması için çaba harcanmasıdır... Ne kadar zaman gerektirirse gerektirsin önce bu yapılmalıdır... Sonra da güvensizlik sorununu aşmış iki halk bir anlaşma arayışına girebilir...

   Ancak, bir an önce bir anlaşmaya varılması tüm çevrelerce istendiğine göre, anlaşmanın güvensizlik üzerine kurulacağı, ve bu güvensizliğin, daha sonra ortadan kaldırılmasına çalışılacağı kabul edilmelidir...

 

*****

 

   Ama her şeyden önce bekleyelim ve görelim... Bakalım görüşmeler başlayabilecek mi?

 

Ana Sayfa