11 Aralık 2001

 

Doğru yoldayız

 

   Kıbrıs sorununun çözümü konusunda hızlı gelişmeler oluyor... Olumlu gelişmeler... Doğru gelişmeler... Cumhurbaşkanı Denktaş’ın insiyatifiyle, Denktaş’la, Rum Yönetimi Lideri Klerides, resmi bir yüz yüze görüşmede bir araya geldiler ve samimi olarak görüşmeleri sürdürüp Kıbrıs sorununu hızla çözme yolunda çaba harcamaya karar verdiler... Hemen ertesi gece, Rum Yönetimi Lideri Klerides, sivil bir araç içinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geçerek, Cumhurbaşkanı Denktaş’ın ikametgahında bir yemeğe katıldı...

   Cumhurbaşkanı Denktaş’ın da, önümüzdeki haftalarda Güney’e geçerek Klerides’in konuğu olacağı açıklandı... Resmi yüz yüze görüşmeler ise 16 Ocak 2002’de başlıyor...

   Cumhurbaşkanı Denktaş’ın inisiyatif alarak attığı tarihi adımdan sonra meydana gelen bu gelişmeler, önemli bir umut kaynağı oldu ve genelde her kesimde iyimserlik yarattı...

 

*****

 

   Dünya’da, Avrupa’da ve bölgemizde meydana gelen gelişmeleri değerlendirirsek, Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün çıkarlarının, Kıbrıs’ta, uluslararası alanda kabul edilecek bir çözümde olduğu noktasına varırız... Bu açıdan baktığımızda da Cumhurbaşkanı Denktaş’ın girişimiyle başlatılan bu yeni sürecin doğru yönde atılmış bir adım olduğunu görürüz...

    Peki bu süreç bizi nereye götürür?... Bu süreç iki şekilde sonuçlanabilir... Kangrenleşmiş Kıbrıs sorununun çözümü veya iki tarafın birbirinden kopması...

   Birinci alternatif, yani Kıbrıs sorununa Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin çıkarlarını koruyan bir çözüm bulunması, genelde tüm kesimleri, özelde Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafını tatmin eder, rahatlatır...

   Bu durumda Cumhurbaşkanı Denktaş rahattır, çünkü haklı bir davası var, çözümü isteyen tarafı temsil etmektedir ve bu davayı yürütecek bilgi, beceri ve tecrübeye sahiptir... Halkı ve Anavatan’ı, sağlayacağı bir mantıklı çözümü alkışlamaya hazırdır...

   Rum Yönetimi lideri Klerides’in durumu farklıdır... Halkına, bugüne kadar geliştirdikleri bazı politikaların hayal olduğunu, o noktalarda geri adım atmak durumunda olduğunu anlatmak zorundadır... Yani Klerides, bir noktada “Kral Çıplak” deme durumundadır... Klerides, belki bu durumu göğüsleyebilecek bir liderdir, ancak masada kendisini sürekli olarak baskı altında hissedeceği de bir gerçektir...

   İkinci alternatif, yani kopma noktası ise Klerides’in, Rum halkından gelmesi muhtemel baskıya dayanamayıp uzlaşmaz bir çizgi izlemesi ve eski politikalarını tekrarlaması ile gündeme gelebilir... Bu durumda artık 4 Aralık öncesine dönüş mümkün değildir... Dünya, böyle bir ortamda, Rum Yönetimi’nin “yasallığını” ve KKTC’nin “yasadışılığını” tartışacaktır, tartışmak zorundadır...

 

*****

 

   Bu değerlendirme çerçevesinde yapılması gereken, Cumhurbaşkanı Denktaş’a bu görüşme sürecinde tam destek vermek ve teşvik etmek, Rum Yönetimi Lideri Klerides’i de kendi halkı önünde zor durumda bırakacak, cesaretini kıracak demeçlerden ve tutumlardan kaçınmaktır...

   Kendi çıkarımızı, ülkemizin çıkarını ve Anavatanımızın çıkarını düşünüyorsak, bölge ve dünya barışına katkı koymak istiyorsak, bu sürecin sabote edilmesine izin vermemeliyiz... Bunu başarmak için de çok çaba harcamamıza gerek yoktur... Gerekli gereksiz konuşmaktan, yazmaktan vazgeçersek, olumsuzlukları değil olumlu şeyleri ön plana çıkarırsak ve en önemlisi iyimserliği elden bırakmazsak bunu başarabiliriz...

   Şöyle ya da böyle, önümüzde yeni ufuklar var... Bu ufuklar sadece bizim değil gelecek nesillerin de ufukları... Bu ufukları karartmaya hiç kimsenin hakkı yok...

Ana Sayfa