10 Eylül 2002

 

Paris’ten New York’a

 

   Geçtiğimiz cuma günü, Paris’te, Kıbrıs konusunda çok yoğun bir gün yaşandı... BM Genel Sekreteri Kofi Annan, önce Cumhurbaşkanı Denktaş, sonra Rum Yönetimi lideri Klerides, daha sonra da iki liderle bir arada görüşmeler yaptı... Bu görüşme maratonunun ardından yapılan açıklama, 3-4 Ekim’de New York’ta yeni bir zirveye işaret ediyordu... İki taraf arasında görüş ayrılıkları bulunduğu ancak Genel Sekreter’in, bunların giderilebileceğine inandığı vurgulanıyordu...

   Kıbrıs Medya Grubu olarak, biz de, Paris’teki bu tarihi zirveyi, okuyucularımız, dinleyicilerimiz ve izleyicilerimiz adına, yani sizler adına, yerinde izledik ve tüm gelişmeleri anında sizlere aktarmaya çalıştık...

 

*****

 

   Paris’teki görüşmelerde ne oldu? Şimdi herkesin kafasındaki soru bu...

   Paris görüşmelerinde, iki lider, tüm konuları, hiç eksiksiz, Genel Sekreter’le enine boyuna tartışma imkanı buldular... Genel Sekreter’in bu konulardaki görüşlerini dinleme fırsatını yakaladılar... Genel Sekreter, dile getirdiği görüşleri, liderlere, “konuşma notları” adı altında, yazılı olarak da verdi...

   Ve Genel Sekreter, konunun aciliyetini vurgulayarak, tarafların, de Soto’nun belirleyeceği bir gündemle, çalışmalarını yoğunlaştırarak sürdürmelerini ve 3-4 Ekim’de New York’ta yeniden kendisi ile bir araya gelmelerini istedi... İki lider de bunu kabul ettiler...

   Dolayısıyla, önümüzdeki üç haftalık sürede, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’la Rum Yönetimi lideri Glafkos Klerides arasında çok yoğun bir çalışmaya şahit olacağız...

 

*****

 

   Görünüşe bakılırsa, bu üç haftalık yoğun çalışma döneminde, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto da, eskisinden daha aktif bir konumda olacak... Ayrıca liderlerin önünde, Genel Sekreter’in değişik konulardaki görüşleri ve yaklaşımı da bulunacak...

   Tarafların bu şartlarda çaba harcamayı ve 3-4 Ekim’de New York’a gitmeyi kabul etmeleri bile önemli bir gelişme olarak kabul edilebilir... Çünkü artık bu süreçte zaman sınırı var... 3-4 Ekim’de New York’ta buluşulduğunda ak koyun kara koyun belli olacak... İki tarafın da “kara koyun” konumunda kalma lüksü olmadığı düşünüldüğünde New York’tan bir sonuç beklemek mantıklı olur...

 

*****

 

   Peki New York’tan çıkabilecek sonuç ne olabilir? Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunabilir mi? New York’tan kapsamlı bir çözüm beklemek biraz hayalcilik olur... Ancak kapsamlı bir çözümün önünü açacak, zeminini oluşturacak “üçüncü bir üst düzey anlaşması” beklemek gerçekçi bir yaklaşım olur... New York zirvesini takip edecek süreç içinde de kapsamlı anlaşmanın ayrıntıları konuşulur ve üst düzey anlaşmanın altı doldurulur...

   Rum tarafı, artık, “Ben Kıbrıs hükümetiyim”, “Tüm göçmenler evlerine dönecek”, “Egemenlik tektir ve benimdir” gibi söylemleri bırakmak zorunda... Rumların gerçeğe yaklaşmaları için gerekli mesajların, gerek Avrupa’dan gerekse başka merkezlerden verilmekte olduğu yolunda bilgiler var...

   Türk tarafı da, Rumların gerçekçi bir çizgiye gelmesi koşuluyla, yapabileceği açılımları yapmalı ve gerçek anlamda anlaşma isteyen taraf olduğunu ortaya koymalıdır...

  

Ana Sayfa