28 Şubat 2003

 

Referanduma evet

 

   Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, 40 yıllık Kıbrıs sorununa bir nokta koymak amacı ve kararlılığıyla Kıbrıs'ta... Önceki gün ve dün Kıbrıs Türk ve Rum liderleri ile görüşmeler yaptı, her iki toplumun siyasi parti liderleriyle bir araya geldi...

   Annan, bu temasları sırasında Kıbrıs sorununa çözüm planının üçüncü ve son şeklini de taraflara verdi... Ve Genel Sekreter, çok önemli bir adım atarak, taraflardan, Annan Planı'nı, 30 Mart'ta ayrı ayrı referanduma götürmelerini istedi... Liderlerden, bu konuda taahhütte bulunmalarını talep etti...

   Genel Sekreter'in bu adımıyla, tarafların, sorunu sürüncemede bırakma amacı ile manevra yapma imkanları tamamen ortadan kaldırılmış oldu... Kısacası, düğüm tarağa geldi... Ya, 'ben halkıma güveniyorum ve referanduma gideceğim' dersiniz, ya da 'benim halkımın ne dediği veya ne diyeceği önemli değil, benim dediğim olur, referanduma gitmem' dersiniz... Üçüncü alternatif yok...

   Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın önerdiği şekilde bir referandum, Kıbrıs Türk Halkı'na, tüm dünyanın gözleri önünde ve uluslararası topluluğun kabulünü görecek şekilde, self determinasyon hakkını kullanma fırsatını verme anlamını taşımaktadır...

 

*****

 

   Kıbrıs Türk Halkı, dün yine büyük bir sınav vererek, mükemmel bir demokrasi örneği sergileyerek, iradesini ortaya koymuştur... Bu irade, tartışılmaz bir şekilde Çözüm ve Avrupa Birliği üyeliğini öngörmektedir... Bu irade tüm engellemelere rağmen ortaya konulmuştur... Bu irade tüm provokasyonlara rağmen ifade edilmiştir... Bu irade, İnönü meydanına dizilen bombalara rağmen yinelenmiştir...

   Halkın ne istediği bellidir... Dolayısıyla yapılacak referandumdan da ne çıkacağı bellidir... Halktan kopmuş olan liderliğin bu sonuçtan korktuğu da gözle görülen bir gerçektir... Referandumu engellemek için ellerinden geleni yapacakları da ortadadır...

   Ancak, korkunun ecele faydası yoktur... Halkın istediği er geç olacaktır... Cumhurbaşkanı Denktaş ve hükümet de, ya halkın istekleri doğrultusunda hareket edecekler ya da tarih önünde hesap vereceklerdir...

   Referandum kararını Cumhuriyet Meclisi verecektir... Meclis isterse, Cumhurbaşkanı istesin veya istemesin, referandum kararını alabilir... Dolayısıyla, top şu anda Cumhuriyet Meclisindedir... Meclis ya halkın meclisi olacak ya da demokrasilerde en yüce organ olan bu makamın saygınlığını ayaklar altına alacaktır...

   Meclisimizin bugüne kadarki 'hiçbir şeye karışmama' tutumunu terk ederek, halkın başlattığı ve yürüttüğü demokrasi kavgasına katkı koymasını ve tarihi bir adım atarak referandum kararını almasını bekliyoruz... 

 

  

Ana Sayfa