23/6/2007

 

Karpaz’dan mesaj var

 

   "Sevgili Süleyman Abi,

Biz özgür Karpaz eşekleri, bizi ne kadar çok sevdiğini biliyoruz... Bu ülkede bizimle dost olan, bizi en iyi anlayanlardan biri sensin... Hatta, iki ayaklı arkadaşlarının bu nedenle seninle dalga geçtiklerini de biliyoruz... Ama boş ver... Bu nedenle, bazı konularda görüşlerimizi sana aktarmak istedik...

Bir kere peşinen söyleyelim, "eşek" sözcüğünün, iki ayaklılar tarafından hakaret olarak kullanılması bizi çok rahatsız ediyor... Tamam eşeğiz ama bizim yaptığımız en büyük haylazlık zaman zaman Karpaz sakinlerinin ekili ürünlerine zarar vermek... Bunu da zaman zaman yapıyoruz ve istemeden yapıyoruz...

İkinci konu ise, "eşek" denince bizim, yani özgür Karpaz eşeklerinin akla gelmesi... Halbuki herkes de, biz de biliyoruz ki Karpaz dışında, Lefkoşa'da, Kahire'de, Ankara'da, Roma'da, Londra'da ve daha birçok yerde birçok eşek var... Onlarla bizim aramızdaki tek fark, onların ya boyunları ya da beyinleri bağlı... Bizler ise özgürüz...

Şimdi şu elektrik meselesine gelelim... Bölgede yaşayan, yatırım yapanlar haklı... Elektrik istiyorlar... Eşek değiller ya, insan gibi yaşamak istiyorlar... Ama biz duyduk... Çevre örgütleri "alternatif enerji üretim teknikleri"nden bahsediyorlarmış... Yani bu güzelim Karpaz'ımızın yol boylarına elektrik direkleri dikilmeden, salkım saçak elektrik telleri olmadan da bu iş halledilebiliyormuş... Çevreciler bir de, "elektrik gelirse kontrolsüz yapılaşma başlar" endişesini taşıyorlarmış...

Çok korkuyoruz Süleyman Abi... Yaşam alanımız daraltılacak, yok edilecek diye çok korkuyoruz... İnsanların, bizim yaşam alanımızı yok ederken aslında kendilerinin ve çocuklarının yaşam alanını yok ettiklerini görememeleri bizi çok rahatsız ediyor...

Geçenlerde Karpaz'daki bir turistik tesis yakınlarında otlanıyordum... Terasta da tesisin sahibi bir çevre örgütü temsilcisiyle sohbet ediyordu... Tesis sahibi, çevre örgütü temsilcisine, Lefkoşa'da görev yapan bir diplomatı kastederek, "Boşuna uğraşmayın... Bölge nüfusunu yoğunlaştırma politikası izliyorlar" dedi... Şok oldum... Kendi kendime bağıra bağıra anırmaya ve çifte atmaya başladım... İnşallah bu bilgi gerçek değildir...

Ha... Süleyman Abi... Bu caretta caretta'lar var buralarda... Caretta mıdır kerata mıdır... Ben onları pek sevmem ama bu konuda hem fikiriz... Onlar da sana mesaj gönderecek... Lütfen bu görüşlerimizi kamu oyuna aktar...

Sevgiler,

Tüm özgür eşekler adına

Hektor"

"Sayın Süleyman Ergüçlü,

Sizi rahatsız ettiğimiz için özür dileriz... Sizin, bizimle pek ilgilenmediğinizi biliyoruz, ama gidecek başka kapımız kalmadığı için Hektor'dan rica ettik ve size ulaşmamıza yardımcı oldu...

Günlerdir, bizim gerçek dostumuz Asaf Şenol'a ulaşmaya çalışıyoruz... Ama Asaf Abi sürekli meşgul... Ulaşamadık... Bu elektrik meselesi konusunda hiç sesi soluğu çıkmıyor... Kırıldık... Aklımıza "dost kara günde belli olur" sözü geldi...

Sayın Ergüçlü, bizler, bildiğiniz gibi, soyu tükenmekte olan caretta caretta'larız... Koruma altındayız... Ama artık geleceğimize endişe ile bakıyoruz... Eğer Karpaz'da vahşi yapılaşma başlarsa, bizler yok olacağız... Turkcell kendine başka sembol seçmek zorunda kalacak... Belki bir rulet masası fotoğrafını amblem olarak kullanmak zorunda kalacak...

Lütfen bu çığlığımızı ilgililere duyurun...

Saygılarımızla,

Tüm caretta caretta'lar adına

Hera"

Ana Sayfa