6/7/2007

 

Özgür eşeklere mektup

 

Bir çevre dostundan Hektor ve oğluna mektup var... Aynen aktarıyorum:

 

"Sevgili Hektör ve Gilican,

 

   Ben Kuzey Kıbrıs Gelişim Platformu'nun yaptığı panellerinde her hafta aynı şeylerin tekrarlandığını gördüm. Konuştuğumuz konu ister çevre, ister turizm, ister ekonomi, ister eğitim olsun... Her konuda yeterli uzmanımız var ama bu reformları uygulayacak bir SİYASİ İRADE yok.

 

   İlginç olan şu ki, burada reformları yapmasını istediğimiz taraflardan hükümet, son sözlerinde her zaman için şunu söylüyor:

"Biz aslında sorunlarımızı biliyoruz ama sorunları çözersek seçmen bizi cezalandırır. Gelecek seçimleri kaybederiz. Karpaz'ı da ne yazık korumamız gerektiğini biliyoruz ama koruyamayacağız.!!”

 

   O akşam, Asım Vehbi 'Korumak için mücadele etmek gerekir' dedi. (Gelişim Platformu, Çevre Paneli, ÜKÜ). Kimle mücadele edeceğiz, merak ettim. Kendisini arayıp öğrenince size de bildireceğim.

 

   Diğer kurumlarımızdaki en büyük sorun da (Çevreyi koruyacak olan tüm kurumlar ve Çevre Dairesi dahil ), bir elimizin ne yaptığından öbür elimizin haberinin olmayışı.

Ada'da Tam bir KOORDİNASYON' suzluk ve VİZYON' suzluk var. Hemen hemen her platformun sonunda paneldeki konuşmacılar bunu söylüyor. Anlayacağınız işimiz zor. Yani sizin işiniz daha da zor...

 

   İster devlet bürokratları olsun, ister işadamı olsun, ister doktor olsun, hepsi aynı şeyleri söyledi durdu....

 

   Bu demektir ki, Karpaz'daki eşekleri koruyacaksak ülkedeki KOORDİNASYONSUZLUĞU hemen çözüp örgütlenmemiz lazım. Bu iş için de Süleyman abiniz iyidir. Ama yeterli olmayabilir.

 

   Gelelim bizim Çevre paneline. Tüm konuşmacılar "Memlekette siyasi irade olmadığı için çevre korunamıyor' dediler. Halbuki asıl sorun kendi aralarında koordinasyonsuzluktan dolayı, siyasi iradeyi zorlayamamalarıdır. Evet siyasi irade yoktu çünkü koordinasyon yoktu.

 

   Eğer o paneldeki insanlar ertesi gün tüm işlerini bırakıp iki üç gün boyunca başka hiçbir iş yapmadan acil olarak sorunlarını beraberce çözümleyip, eylem başlatsalardı, kamuoyu oluşurdu, siyasi irade oluşurdu ve sizi kurtarabilirdik. Karpaz'ı kurtarırdık...

 

   Yani sevgili Hektor ve Gilican, biz kendimizi acil bir şekilde toparlayamaz ve örgütlenemezsek, ne yazık ki sizi de katledecekler. Dost acı söylermiş.

 

   Süleyman abinize söyleyin, koordineli bir şekilde sizi örgütlesin.

 

   Karpaz'a uğradığımda görüşmek üzere

 

Saygılar

 

Tamer Garip”

Ana Sayfa