6/9/2007

Mücadeleye devam

 

Sevgili Süleyman abi,

 

   Çevre örgütleri, çevreci dostlarımız dün bir eylem gerçekleştirmişler… Başbakanlığın önüne temsili bir direk dikmişler… Mükemmel bir fikir… Herkes istediği yere direk dikebiliyorsa, biz de Başbakanlığın önüne dikeriz… Güzel bir protesto yöntemi… Sağ olsunlar… Bizler farkındayız, ellerinden geleni yapıyorlar…

   Geçtiğimiz günlerde Başbakan pat diye çevre örgütlerini toplantıya çağırmış abi… Çok sevindim… En azından çevreci ağabeylerim Başbakanla temas içinde ve bizim sorunlarımızı endişelerimizi bire bir aktarabiliyorlar… Bu çok olumlu bir adım… Ama devam etmeli… Bu temas devam etmeli ve hükümet, iyi niyetinin bir göstergesi olarak, en azından mahkemenin ara emri duruşmaları bitene kadar, bu direk dikme işine son vermeli…

   Bir de abi, dün Dipkarpaz Belediye Başkanını televizyonda gördüm… Senden de bahsetti… Senin kendisiyle konuşmadığını, öylesine Lefkoşa’da oturup yazı yazdığını söyledi… Çok ağırıma gitti…

   Abi, sen değil miydin Kıbrıs gazetesinin muhabirlerini, köşe yazarlarını, Doğan Sahir abimi, İçişleri Bakanı’nı, Çevre Bakanı’nı örgütleyip Dipkarpaz köyüne götüren?.. Tabii Sayın Başkan yurt dışındaydı… Sen değil miydin Dipkarpaz köyünde kahvehaneye gidip köylüyle bire bir konuşan ve sorunlarını, görüşlerini dinleyen?.. Süleyman abi, sen değil miydin sana “sen buraya niye geldin, eşeklere git” diyenlere hoşgörü ile bakıp gerginlik yaratmayan?.. Sen değil miydin abi, Belediye Başkan vekilini kahvehanede sonuna kadar dinlemekle kalmayıp, konuyu öğle yemeğinde de konuşmaya devam eden?..

   Süleyman abi, sen değil miydin, öğle yemeğini, özellikle, elektrik yokluğundan muzdarip olan bir lokantada yiyen ve o restoran sahibinin görüşlerini gazetende aktaran?.. Abi, sen değil miydin, Lefkoşa’ya döndükten sonra, esas konumuz olan elektrik konusunu ikinci plana atıp, “Karpaz dertli” diye manşet atan?.. Ve Karpaz’ın şu kadar yıllık ihmal edilmişliğini ön plana çıkaran?..

   Abi, izninle Sayın Dipkarpaz Belediye Başkanı’na seslenmek istiyorum…

 

Sayın Başkan’ım,

 

   Galiba yanlış ve eksik bilgilendirildiniz… Süleyman abimiz, Kıbrıs’ı seviyor, insanları seviyor, hayvanları seviyor, doğayı seviyor… Bütün yaptığı, bizim kuşkularımızı, korkularımızı dile getirmek… Bizim de bütün istediğimiz, aceleciliğin bir tarafa bırakılıp, önce bölgenin korunması ve geliştirilmesi için gerekli yasal alt yapının oluşturulması, planların hazırlanması, elektriğin de, her nasıl gidecekse, ondan sonra getirilmesi… Başka bir isteğimiz yok Sayın Başkanım…

 

   Bu arada abi, Anıl ablam, Anıl Işık geçenlerde buralardaydı… İlle kafasına takmış, çok yakından Hektor’un fotoğrafını çekeceğim diye… İlk biraz tepki gösterdim ama sonra “genç arkadaşları teşvik etmek gerekir” düşüncesiyle yaklaşmasına izin verdim… İnşallah fotoğraflar güzel çıkmıştır…

 

Abi sevgiler ve selamlar, teması koparmayalım,

 

Hektor

Ana Sayfa