20/10/2007

Maksat hasıl oldu

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın New York ziyaretini ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon'la görüşmesini genel olarak değerlendirecek olursak, eskilerin deyimiyle "maksat hasıl oldu" diyebiliriz...

Maksat neydi?.. Maksat, 5 Eylül'de kazanılan diplomatik üstünlüğü sürdürmek ve perçinlemek, ve bu arada bir takım güven artırıcı önlemleri gündeme getirerek, eğer mümkün olursa, iki halk arasındaki güveni ve işbirliğini artırmak...

Talat - Moon görüşmesi sonrasında genel bir muhasebe yaptığımızda, rahatlıkla "maksat hasıl oldu" diyebiliriz... Bu görüşmeden dramatik bir sonuç beklenmemesi gerektiğini zaten Talat New York'a gitmeden söylemişti... Dramatik bir sonuç da çıkmadı... Çıkamazdı da... Çünkü Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos'un, seçimlere 4 ay kala dramatik bir adım atmasını kimse beklemiyordu...

Maksadın hasıl olduğunun en önemli göstergesi ise Güney Kıbrıs'ta bu görüşmeden dolayı yaşanan panik... Görüşmenin önemini azaltmak ve olayın Güney Kıbrıs'a yansımasını manipüle etmek amacıyla tam bir bilgi kargaşası yaratıldı... Öyle bir kargaşa ki, Papadopulos'un kime ne önerdiği ve kimden ne cavap aldığını kimse anlayamadı... Söylenenlerin hangisinin doğru hangisinin yalan olduğu da belli değil... Sadece Rum tarafında yaratılan bu kargaşa dahi, Talat - Ban Ki Moon görüşmesinin başarılı olduğunu ve Kıbrıs Türk tarafı için olumlu bir gelişme olduğunu gösteriyor...

Şu anda Talat, uluslararası arenada, çözüm isteyen, bunun için çaba harcayan, Papadopulos'a "Gel görüşelim, sorunu çözelim" diyen ancak Papadolulos'tan red cevabı alan bir lider olarak kabul görmektedir...

Talat - Ban Ki Moon görüşmesi de bu anlayış içinde gerçekleştirildi... Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Talat'tan, 5 Eylül'de yaratılan hayal kırıklığına rağmen (Papadopulos'un görüşmelere başlama teklifini reddetmesi) yeni ve yaratıcı fikirler üretmeyi sürdürmesini rica etti... Ban Ki Moon, taraflardan birini aleni şekilde suçlaması mümkün olmadığı için, eskiden beri ortaya koyduğu görüşü tekrarladı ve tarafların çözüm konusunda kesin kararlılık ortaya koymaması durumunda yeni bir insiyatif üstlenmeyeceğini de söyledi... Talat'ın güven artırıcı önlemler konusundaki önerilerini de incelemek üzere aldı...

Bu görüşmeden beklenen de bu kadardı... Dolayısıyla, kısaca, "maksat hasıl oldu" diyebiliriz...

Talat'ın New York ziyaretindeki bir başka önemli unsur da Musevi örgütlerinin liderleri ile görüşme fırsatı bulmuş olmasıdır... Musevi örgütleri, gerek Amerika Birleşik Devletleri politikalarının oluşmasında gerekse genelde dünya siyasetinde önemli rol oynamaktadırlar... Bu örgütlerin yöneticileri ile görüşüp onlara Kıbrıs Türk tarafının tutumunu bire bir anlatma olanağını yakalamak çok önemli... Talat işte bu fırsatı New York ziyaretinde yakaladı ve yalın ve anlaşılabilir bir şekilde durumu anlattı ve anlayış gördü... Bu tür toplantıların sonuçları zaman içinde ortaya çıkar... Ve zaman içinde, bu temasların meyvelerinin toplanacağı açıktır... Yeter ki, kararlı ve tutarlı tutum sürdürülsün...

Ana Sayfa