12/11/2007

Tarih tekerrür etti

 

Sevgili Hektor,

 

   Bu sana son mektubum... Kavganın bu aşamasını kaybettik... Elektrik direkleri büyük bir acelecilikle dikildi... Elektrik telleri büyük bir vurdumduymazlıkla çekildi... Şalter de herhalde yakında indirilir... Dağlar taşlar aydınlanır... Eşeklerin, kaplumbağaların, koruma altındaki kuşların ve endemik bitkilerin gözü aydın...

   Bir de tören düzenlerler belki... Ve Cumhurbaşkanı Talat, Başbakan Soyer ve TC Lefkoşa Büyükelçisi Kurttekin şalteri birlikte indirirler... Gururla... Herşeye rağmen başarmış olmanın sevinciyle... Karpaz’a yatırım yapmak için diş bileyen yatırımcılar da katılır... Sessizce ve sinsi sinsi gülerek... İçlerinden “üç buçuk çevreciye pabuç bırakmadık” diye mırıldanarak...

 

Hektor,

 

   Ben bunun böyle olacağını biliyordum... Senin adını da bu nedenle Hektor koymuştum... Truvanın kahraman ve savaşçı komutanını düşünerek... Komutan Hektor yenilmiş, savaşı kaybetmiş ve işgalci Elenler tarafından öldürülmüştü... İçimde bir umut vardı... Belki tarihin tekerrür etmesini önleyebiliriz diye... Siyasiler belki bir noktada insafa gelir diye... Vurdumduymazlığın da bir sınırı vardır diye... Ama yanılmışım Hektor... Tarih tekerrür etti ve aynen Truva’lı Hektor gibi Karpaz’lı Hektor da savaşı kaybetti... Şimdi Karpaz’lı Hektor, “aydınlanmış” dağlarda tepelerde, “yatırımcı” adı altında gelecek yıkım ekipleri tarafından yok edilmeyi bekleyecek... Hera da öyle... Ardıçlar, kuşlar, bitkiler de öyle...

 

Sevgili Hektor,

 

   Tabii ki kavgayı bırakmayacağız... Milli Park Yasa’sının adam gibi geçmesi için çaba harcayacağız... Geçtikten sonra adam gibi uygulanması için çaba harcayacağız... Ama şundan emin ol Hektor... Bu kavgalarda da ancak bu kaybettiğimiz kavgada olduğumuz kadar başarılı olacağız... Yani onları da kaybedeceğiz...

   10 yıl sonra Altın Kumsal’da bilmem kaç yıldızlı oteller olacak... Tesisler olacak... Tabii ki kumarhaneler olacak... Aklımda bölgede açılacak gece kulüpleri için de ilginç isimler var... Hektor’un Yeri... Hera’s Place gibi...

   15 yıl sonra “Karpaz’a dokunmayın” şarkısını söylediğimizde, gençler bize “bu da nereden çıktı, Karpaz’da korunacak ne var ki?” diye soracaklar...

   Velhasıl kaybettik Hektor... Hera’ya da durumu anlat... Kaybettik... Ben sizi yine sık sık ziyarete geleceğim... Elveda...

 

Sevgilerimle

 Ana Sayfa